Çene kemiğinin dışında ince, sert ve yoğun bir kabuk vardır, buna kortikal kemik denir. İçi ise daha yumuşak ve gözeneklidir; bu kısma süngersi kemik denir ve dişlerinizin kökleri bu yumuşak bölümün içinde durur.
Diş eti hastalığında iltihap kökün yüzeyi boyunca aşağı iner ve önce bu yumuşak kemiği eritir. Kanayan ve çekilen diş eti, uzamış görünen ya da aralanan dişler ve en sonunda sallanma, aynı kaybın farklı aşamalarıdır. Diş çekildiğinde de o bölgedeki kemik boş kalır ve erimeye devam eder.
Klasik implant da tutunmak için tam bu kemiğe ihtiyaç duyar. Bu yüzden diş eti hastalığı geçirmiş birçok kişiye önce kemik tozu (greft) eklemek, beklemek, sonra implant koyup yeniden beklemek önerilir; takvimi uzatan da bu sıradır.
Implant72 protokolünde kullandığımız Stratejik İmplant® bu yumuşak bölgeye tutunmaya çalışmaz; oradan geçip çenenizin sert dış kabuğuna, yani kortikal kemiğe tutunur. Bu kabuk dişlerin çevresindeki kemik kadar hızlı etkilenmediği için, diş eti hastalığı yaşamış çenelerde bile tutunacak alan kalabiliyor. Tutunma kaynaşmaya değil, sert kemiğe mekanik olarak kilitlenmeye dayandığı için ilk günden sağlam olması hedeflenir; buna birincil stabilite denir. Tutunma yeterliyse üzerine sabit diş takılabilir, yeterli değilse takılmaz.
Bu, diş eti hastalığının artık önemsiz olduğu anlamına gelmez. Ağzınızda devam eden bir iltihap varsa implanttan önce onu ele almak gerekir, implantın çevresindeki dokular da bakım ister. Değişen tek şey implantın tutunduğu yer.
O sert kabukta sizin çenenizde yeterli alan kalıp kalmadığını üç boyutlu tomografiniz (CBCT) gösterir.