01Muayene, tomografi, implant
Çenenizin üç boyutlu filmi çekilir, tahlilleriniz ve ilaç listeniz hekimin önünde plan yapılır. Uygun bulunursanız implantlar aynı gün yerleştirilir.

DİYABET VE İMPLANT
Formdaki "şeker hastalığı" kutusunu işaretlediğinizde görüşmenin havası değiştiyse, hatta filminiz çekilmeden "sizde risk var" dendiyse, o cevabın ne kadarının teşhisinize ne kadarının son tahlilinize baktığını bilmeden karar vermeyin.
Röntgeninizi gönderin
Üç soru. Ekibimiz durumunuzu değerlendirir.
01Çenenizin üç boyutlu filmi çekilir, tahlilleriniz ve ilaç listeniz hekimin önünde plan yapılır. Uygun bulunursanız implantlar aynı gün yerleştirilir.
02Dijital ölçü alınır, dişleriniz laboratuvarda size özel üretilir. Bu günü beklemekle geçirmezsiniz; arada kaynaşma süresi yok.
03Üçüncü günün sonunda sabit dişinizle çıkarsınız. Kontrol takviminiz ve iyileşme döneminde nelere dikkat edeceğiniz yazılı olarak elinize verilir.

Diyabetli bir hastada implantın önündeki soru genelde "tutar mı" değil, "iyileşir mi". Kan şekeri uzun süre yüksek seyrettiğinde dokuların onarımı yavaşlar, enfeksiyona verilen yanıt zayıflayabilir. Bu, cerrahinin büyüklüğünü ve sayısını sıradan bir ayrıntı olmaktan çıkarır.
Klasik implant takviminin diyabetli hastada zorlayıcı olmasının sebebi de bu. Çekim, diş etinin kapanması, kemik yetersiz bulunursa kemik tozu (greft) ve yeni bir bekleme, ardından implantın kemikle kaynaşmasının beklenmesi. Her aşama ayrı bir yara, ayrı bir iyileşme dönemi ve aylara yayılan bir takip demek. Stratejik implantın farkı da tam burada başlıyor: aynı işi daha az cerrahi aşamayla ve daha dar bir zaman aralığında yapmayı hedefliyor.
| İmplant çenede nereye tutunuyor | Çenenin iç kısmındaki daha yumuşak kemiğe | Çenenin sert dış kabuğuna, kortikal kemiğe |
| Tutunma neye bağlı | Kemiğin implantla kaynaşmasına, bu zaman ister | İmplantın sert kemiğe mekanik olarak kilitlenmesine |
| Kemik tozu (greft) gündeme geliyor mu | İç kemik eridiyse çoğu planda geliyor | Uygun vakaların çoğunda gündeme gelmiyor |
| Kaç iyileşme dönemi var | Her cerrahi aşamadan sonra ayrı bir dönem | Tek bir cerrahi dönem hedeflenir |
| Tedavi takvimi | Aylara yayılır | 3 klinik güne sığar |
Önce şunu netleştirelim: diyabet implantı imkânsız kılan bir hastalık değil, planlamayı ciddiye almayı gerektiren bir durum. Aradaki fark, karar verirken teşhise mi yoksa kan şekerinizin gidişatına mı bakıldığında ortaya çıkıyor.
Klasik implant, çenenizin iç kısmındaki daha yumuşak, gözenekli kemiğe yerleşir. Orada sıkı durabilmesi için kemiğin implantın etrafını sarması, yani kaynaşması gerekir. Kaynaşma zaman ister; diş bu yüzden hemen takılmaz. O bekleyen siz olursunuz. İç kemik eridiyse cevap da bellidir: önce kemik tozu, sonra yeniden bekleme.
Implant72 protokolünde kullanılan Stratejik İmplant® bu yumuşak bölgeyi geçer ve çenenizin sert dış kabuğuna, yani kortikal kemiğe tutunur. Kortikal kemik yoğun ve serttir. İmplant oraya kilitlendiğinde ilk günden yüksek tutunma hedeflenir; buna birincil stabilite denir. Tutunma kaynaşmadan değil mekanik kilitlenmeden geldiği için, yeterli olduğunda üzerine sabit diş verilir.
Bunun diyabetli hastada ayrı bir anlamı var. Kemik tozu konmadığı ve ikinci bir cerrahi aşama gerekmediği için ağızda açılan yara sayısı azalıyor. Toplam iyileşme yükü küçülüyor ve tedavi, aylara yayılan bir takip yerine planlanmış birkaç güne sığıyor. Diyabetli bir hastanın yönetmesi gereken değişken sayısı da böylece azalıyor.
Ama burada durup dürüst olalım. Bu mekanizma cerrahinin yükünü küçültüyor, kan şekeri kontrolünün yerini tutmuyor. Şekeriniz hedef aralığın dışında seyrediyorsa daha az cerrahi bile iyileşmeyi kolaylaştırmaya yetmeyebilir. Bu yüzden değerlendirmede tomografinizle birlikte tahlilinize de bakıyoruz ve gerekirse sizi takip eden hekimle aynı masaya oturmanızı istiyoruz.
Yani sıralama şu: önce şeker tablonuz konuşulur, sonra çenenizde ne olduğu. İkisi de uygunsa takvim konuşulur. Bu sırayı atlayan bir plana temkinli yaklaşın.
Önce bir dişiniz gitti, sonra bir tane daha. Çiğnemeyi öbür tarafa aldınız. Sonunda bir hekime gittiniz ve anket formunda "şeker hastalığı" kutusunu işaretlediniz. O kutudan sonra konu değişti. Kimi "sizde risk var" dedi, kimi "önce şekerinizi bir toparlayın" deyip randevuyu kapattı. Kimse tahlilinizin ne olduğunu sormadı, çoğu zaman çenenizin filmi bile çekilmedi. O günden beri ağzınızdaki eksik, çözülmesi gereken bir iş olmaktan çıkıp taşıdığınız bir şeye dönüştü.
Şunu baştan söyleyelim: bu protokol herkese uygun değil ve diyabetli her hastaya uygun olduğunu da söylemiyoruz. "Şeker hastalarında da yapılır" cümlesini tek başına bir vaat olarak okumayın. Ama size bir kere olmaz denmesi, bugün de olmayacağı anlamına gelmiyor. Size söylenen "olmaz", o hekimin kullandığı yöntemin sınırı ya da o gün elinde olmayan bilginin sonucu olabilir. Sizin için ne olduğunu tahliliniz ve röntgeniniz birlikte söyler.
Değerlendirmeye aldığımız durumlar
Kan şekeri kontrol altında olanlar
Belirleyici olan diyabetin kaç yıllık olduğu değil, son aylardaki seyri. Üç aylık ortalamanızı gösteren değer (HbA1c) ve son tahlilleriniz, sizi takip eden hekimin sizin için işaret ettiği aralıkta ilerliyorsa değerlendirme normal şekilde yapılır. Buraya bir sayı yazmıyoruz, çünkü o aralığı yaşınıza ve genel tablonuza göre sizi takip eden hekim belirler.
İnsülin kullananlar
İnsülin kullanmanız tek başına başvurunuzu geçersiz kılmaz. Bakılan şey iğneye geçmiş olmanız değil, şekerinizin gün içinde ne kadar oturaklı seyrettiği. İnsülin ve öğün düzeninizi biliyorsak randevu saatinizi ona göre kurarız; açlık gerekiyorsa bunu size önceden ve gerekçesiyle söyleriz.
Hap tedavisiyle ya da diyetle idare edenler
Tip 2 diyabetiniz hap ya da beslenme düzeniyle kontrol altındaysa bu bilgi de plana giriyor. Hangi ilaçları hangi saatte aldığınızı başvuruda yazmanız yeterli; bir şeyi kendi kararınızla değiştirmeniz gerekmiyor, bunu isteyen de biz değiliz.
Diyabetiyle birlikte ileri kemik kaybı olanlar
Klasik implant çenenin iç kısmındaki yumuşak kemiğe tutunur; o kemik eridiğinde sıra kemik tozuna ve aylarca beklemeye gelir. Stratejik implantlar bu tabakayı geçip sert dış kabuğa, kortikal kemiğe tutunur. Kemik kaybı yaşamış çenelerde bile bu kabukta tutunacak alan kalabiliyor. Sizde kalıp kalmadığını üç boyutlu tomografi (CBCT) gösterir.
Diyabeti yüzünden daha önce geri çevrilmiş olanlar
Size hayır denen gün elinde ne vardı, ona bakıyoruz. Tahliliniz o günden beri düzeldiyse, ilaç düzeniniz değiştiyse ya da tomografiniz hiç çekilmediyse tablo bugün başka olabilir. O cevap yeniden bakılmadan geçerli sayılmaz.
Uzun süredir hareketli protez kullananlar
Protezin oynaması, vurması, ısırırken güven vermemesi. Diyabette bunun ikinci bir yüzü var: sert şeyleri çiğneyemediğiniz için beslenme yumuşak ve unlu gıdalara kayıyor, bu da şeker takibini zorlaştırıyor. Sabit çözüm için değerlendirilebilirsiniz; protezle geçen yıllar sizi baştan elemez.
Diş eti sorunu da olanlar
Diyabet ve diş eti iltihabı birbirini besleyebiliyor; kanayan, çekilen diş etleri diyabetli hastalarda sık görülüyor. Bu tablo değerlendirmenin dışında bırakılmaz, planın içine alınır. Diş etinizin bugünkü durumu muayenede ayrıca değerlendirilir ve gerekiyorsa sırası önce gelir.
Sigara kullananlar
Sigara içmeniz başvurunuzu geçersiz kılmaz, ama gizlenecek bir şey de değildir. Diyabetin yanına eklendiğinde iyileşme ve takip süreci üzerindeki etkisi büyür. Formda ve muayenede söyleyin; hekiminizin planı bunu bilerek kurması gerekir.
Peki kimler için uygun olmayabilir?
Bunu da yazalım, çünkü bu sayfanın sizi ikna etmek gibi bir işi yok. Kan şekeriniz uzun süredir sizi takip eden hekimin hedeflediği aralığın epey dışında seyrediyorsa, doğru sıralama önce onu oturtmaktır. Bu bir ret değil, sıra meselesi: kontrolsüz bir tablonun üstüne cerrahi eklemek iyileşmeyi zorlaştırabilir. Böyle bir durumda size söyleyeceğimiz şey, önce şeker tablonuzu düzenleyen hekimle çalışmanız ve sonra tekrar konuşmamız olur.
Diyabetin yanında yeni geçirilmiş bir kalp olayı, kontrol altına alınmamış tansiyon, kanı sulandıran ilaçlar ya da kemik erimesi için kullanılan bazı tedaviler varsa karar tek başına diş hekiminin değildir. Bu durumlarda sizi takip eden hekimin görüşü alınmadan plan yapılmaz; bazen de birlikte "bu yöntem sizin için doğru değil" denir.
Bu protokolün alanı tam ağız sabit tedavi ve çok sayıda diş eksikliği. Tek bir diş için başka çözümler daha uygun olabilir. Kemik tozu kullanmadan ilerlemek mümkün, her vakada değil. 72 saatin sizin için geçerli olup olmadığı da aynı değerlendirmede belli olur.
Bazı hastada protokolün süresi uzar, bazısında plan baştan değişir, bazısında da size açıkça "bu yöntem sizin için doğru değil" deriz. Bunları duymanız gereken yer ilk değerlendirmedir, tedavinin ortası değil.
Diyabetli bir hastanın en çok istediği şey, süreci baştan görmek. Kaç kez geleceğim, benden ne isteyecekler, ilaçlarımla ne olacak. Sürecin tamamı aşağıda, sırasıyla yazıyor.
Röntgeninizi ya da ağız fotoğrafınızı gönderirsiniz. Röntgeniniz yoksa formda bunu işaretleyin, görüntüyü sonraki adımda isteriz.
Son kan tahlilinizi ve kullandığınız ilaçların listesini eklersiniz. Elinizde son tahlil yoksa bunu da yazın; hangi tetkiki istediğimizi size söyleriz.
Klinik ekip ön incelemeyi yapar. Gereken durumda sizi takip eden hekimden görüş istenmesini konuşuruz.
Uygun çıkarsa tedavi planınız, randevu saatleriniz ve takviminiz konuşulur. Uygun çıkmazsa sebebini ve önce neyi çözmeniz gerektiğini söyleriz.
Diyabet sizi baştan elemez, planlamayı değiştirir. Bakılan şey teşhisiniz değil, kan şekerinizin son aylardaki seyri, kullandığınız ilaçlar ve genel sağlık tablonuz. Şekeriniz sizi takip eden hekimin işaret ettiği aralıkta ilerliyorsa değerlendirme normal şekilde yapılır. Net cevap muayene, röntgen ve tahlil değerlendirmesinden sonra çıkar.
Buraya bir sayı yazmıyoruz ve yazan sayfalara da temkinli yaklaşın. Hedef aralık yaşınıza, diyabetinizin süresine, kullandığınız ilaçlara ve diğer hastalıklarınıza göre değişiyor ve bunu sizi takip eden hekim belirliyor. Bizim istediğimiz, o değerin son hâli ve son aylardaki gidişatı. Tek bir yüksek ölçüm ile aylardır yüksek seyreden bir tablo aynı şey değil; ikisini ayırt etmek için birden fazla sonuca bakıyoruz.
İnsülin kullanmak tek başına engel sayılmaz. Belirleyici olan şekerinizin gün içinde ne kadar oturaklı seyrettiği. İnsülin tipinizi, dozlarınızı ve saatlerinizi bilmemiz gerekir; randevu saatiniz buna göre kurulur. İlaç düzeninizle ilgili herhangi bir değişikliği kendi başınıza yapmayın, o kararı size onu yazan hekim verir.
Diyabetli bir hastadan uzun süre aç kalmasını istemek doğru olmaz; şekerin düşmesi de en az yükselmesi kadar önemli bir konu. İşlem gününüz öğün ve ilaç düzeninize göre planlanır, saatiniz ona göre verilir. Yanınızda ölçüm cihazınızı ve şeker düştüğünde kullandığınız şeyi getirmenizi isteriz. Aç gelmeniz gereken bir durum varsa bunu size önceden ve gerekçesiyle söyleriz.
Kan şekeri uzun süre yüksek seyrettiğinde dokuların onarımı yavaşlar ve enfeksiyona karşı direnç zayıflar; bunu saklamanın anlamı yok. Kontrol altındaki bir diyabette ise tablo belirgin şekilde farklı. Protokolün buradaki katkısı iyileşmeyi hızlandırmak değil, iyileşmesi gereken yara sayısını ve toplam süreci küçük tutmak. Kemik tozu konmaması ve ikinci bir cerrahi aşamanın gerekmemesi bu yüzden önemli.
İki şey değişmiş olabilir. Birincisi sizde: tahliliniz düzelmiş, ilaç düzeniniz oturmuş olabilir. İkincisi yöntemde: klasik implant için yetersiz sayılan bir çene, farklı bir kemik tabakasına tutunan stratejik implant için değerlendirilebiliyor ve daha az cerrahi aşama gerekiyor. Ama bu ikisi de peşinen verilmiş bir cevap değil. Size hayır denen gün tomografiniz hiç çekilmediyse, elinizde henüz bir cevap yok demektir.
Kullandığınız ilaçları kendi kararınızla kesmeyin ya da azaltmayın. İlaç düzeninizde bir değişiklik gerekiyorsa bu, sizi takip eden hekimle konuşularak yapılır; diş hekimi bunu tek başına söylemez. Sizden istediğimiz tek şey, kullandığınız her ilacı dozuyla birlikte listelemeniz. Vitamin ve bitkisel takviyeleri de yazın, çoğu hasta bunları atlıyor.
Bozmaz, sıraya girer. Diyabet ve diş eti iltihabı birbirini besleyebildiği için diş etinizin durumu değerlendirmenin doğal bir parçası. Muayenede bugünkü tablo görülür ve neyin önce yapılması gerektiği plana yazılır. Bazı hastada bu, tedaviyi birkaç adım öne almak anlamına gelir; bunu baştan söylemeyi tercih ediyoruz.
Üç klinik günü demek. Birinci gün muayene, tomografi ve planlama yapılır, uygun bulunursanız implantlarınız aynı gün yerleştirilir. İkinci gün ölçü alınır ve laboratuvar dişlerinizi hazırlar. Üçüncü gün sabit dişleriniz takılır, takip planınız elinize verilir. Üçünün de içi doludur, hiçbiri bekleme günü değildir. Sürecin sizde de böyle işleyip işlemeyeceği hekim değerlendirmesinden sonra netleşir.
Hızı yaratan acele değil, implantın tutunma biçimi. Klasik tedavide adımların arasında kemiğin kaynaşması beklenir; burada beklenmeyen tek şey odur. Kısalan adım yok, kısalan bekleme var. Uygun bulunmadığınızda protokol hızlandırılmaz, uygulanmaz.
Hayır, sabit geçici diştir ve bunu açıkça söylüyoruz. Sabit olması yerinde durması demek; siz takıp çıkarmazsınız, üçüncü günden itibaren sabit dişle yaşarsınız. Geçici olması, kontrollerin ardından kalıcı dişlerinize geçilecek olması demek. Bu geçişin takvimini hekiminiz muayeneden sonra sizinle netleştirir.
Size ağrısız demeyeceğiz, çünkü bu bir cerrahi işlem. İşlem sırasında ağrı duymamanız için bölge uyuşturulur, hangi yöntemin kullanılacağı muayenede konuşulur. Sonraki günlerde hassasiyet, şişlik ya da morarma olabilir. Kaç gün süreceğine dair ortalama vermiyoruz; diyabette iyileşme hızı kan şekerinizin seyrine göre farklılaşır. Protokolün amacı cerrahiyi küçük tutmak: daha az cerrahi, daha az iyileşecek yer demek.
Bu ikisi sık sık bir arada geliyor ve genelde birbirini büyütüyor. "Kemiğiniz yetersiz" cevabı çoğu zaman çenenin iç kısmındaki yumuşak kemik için verilir; klasik implantın tutunduğu tabaka odur ve diş çekildikten sonra en çok eriyen de odur. Stratejik implant o tabakayı geçip sert dış kabuğa tutunduğu için, klasik yöntemde yetersiz sayılan bir çene burada değerlendirilebiliyor. Sizde öyle olup olmadığını tomografiyi gören hekim söyler.
Diyabetli bir hastada takip, tedavinin bitiş çizgisi değil, devam eden kısmı. Kontrol randevularınızın sıklığı size özel belirlenir ve genelde daha yakın aralıklarla planlanır. Şeker kontrolünüzün sürmesi, ağız bakımının düzenli olması ve kontrolleri aksatmamanız süreci en çok etkileyen üç şey. Bunları baştan söylüyoruz ki takviminizi ve beklentinizi ona göre kurabilesiniz.

Röntgeniniz yoksa da başvurabilirsiniz. Ekibimiz durumunuzu değerlendirir ve size ne yapılabileceğini anlatır.
Uygunluk; klinik muayene, röntgen, tomografi ve güncel kan tahlillerinizin değerlendirilmesinden sonra netleşir. Bu sayfa sıfır risk ya da sonuç vaat etmez; genel bilgi verir, hekim muayenesinin yerini tutmaz.