Diyabet implantı imkânsız kılan bir hastalık değildir, ama hekimin planı daha dikkatli yapması gerekir. Asıl fark, karar verilirken teşhise mi yoksa kan şekerinizin gidişatına mı bakıldığında ortaya çıkar.
Klasik implant çenenizin iç kısmındaki daha yumuşak, gözenekli kemiğe yerleşir. Orada sıkı durabilmesi için kemiğin implantın etrafını sarması, yani kaynaşması gerekir. Kaynaşma zaman aldığı için diş hemen takılmaz ve bu süre boyunca siz beklersiniz. İç kemik eridiyse de önce kemik tozu, sonra yeniden bekleme önerilir.
Implant72 protokolünde kullandığımız Stratejik İmplant® bu yumuşak bölgeyi geçer ve çenenizin sert dış kabuğuna, yani kortikal kemiğe tutunur. Kortikal kemik yoğun ve sert olduğu için implant oraya kilitlendiğinde ilk günden sağlam bir tutunma hedeflenir; buna birincil stabilite denir. Tutunmayı kaynaşma değil mekanik kilitlenme sağladığından, tutunma yeterliyse üzerine sabit diş takılır.
Bunun diyabetli hasta için ayrı bir önemi var. Kemik tozu konmadığı ve ikinci bir cerrahi aşama gerekmediği için ağızda açılan yara sayısı azalıyor. Toplam iyileşme yükü küçülüyor ve tedavi, aylara yayılan bir takip yerine planlanmış birkaç güne sığıyor. Böylece takip etmeniz gereken şeylerin sayısı da azalıyor.
Yine de bu yöntem yalnızca cerrahinin yükünü küçültür, kan şekeri kontrolünün yerini tutmaz. Şekeriniz hedef aralığın dışında seyrediyorsa daha az cerrahi bile iyileşmeyi kolaylaştırmaya yetmeyebilir. Bu yüzden değerlendirmede tomografinizle birlikte tahlilinize de bakıyoruz ve gerekirse sizi takip eden hekimin de görüşünü almanızı istiyoruz.
Sıra şöyle: önce şeker tablonuzu, sonra çenenizin durumunu konuşuruz. İkisi de uygunsa takvime geçeriz. Bu sırayı atlayan bir plana temkinli yaklaşın.