Mercek

Dişimin boynunda, diş eti hizasında bir çentik var: bu nedir, dolgu yaptırmalı mıyım?

Çürük olmayan servikal lezyonlar birkaç nedenin ortak ürünü; sığ ve sorunsuz olanlar çoğu zaman izlenir, onarım belirli gerekçelere bağlı

Aynada dişinizin diş etine yakın kısmında tırnağınızın takıldığı bir oyuk fark ettiyseniz, bu çoğu zaman çürük değil, çürük olmayan servikal lezyon denen bir madde kaybıdır. İnternette bunun adı sıklıkla abfraksiyon diye geçer ve diş sıkmaya bağlanır; oysa bu açıklama bilimsel olarak hâlâ tartışmalı ve çentiğin arkasında genellikle birden fazla neden var. Hangi çentiğin yalnızca izlenebileceğini, hangisinin onarılması gerektiğini ve bu bölgedeki dolgunun neden sık düştüğünü bilmek, hekiminizle daha doğru bir karar vermenizi sağlar.

Kısa cevap

Bu çoğu zaman diş boynu aşınmasıdır, hekimlerin deyişiyle çürük olmayan servikal lezyon: asit, fırçalama ve belki çiğneme yükü diş boynunu birlikte oyuyor. Bir derlemeye göre yetişkinlerin yaklaşık yarısında görülüyor. Sığ ve sorunsuz çentiklerin 6–12 ayda bir izlenmesi öneriliyor; çürük, geçmeyen hassasiyet, derin madde kaybı ya da estetik kaygı varsa onarılır. Bu bölgedeki dolgu düşmeye yatkındır ve nedeni ortadan kaldırmaz.

Ne kadar yaygın
Bir derlemede yetişkinlerin ortalama yüzde 46,7'sinde
Nedeni
Asit, fırçalama ve tartışmalı çiğneme yükü, çoğu zaman birlikte
İzlenebilecek çentik
Bir milimetreden sığ, belirti ve estetik sorun yaratmayan
Bu konuda doğru adres
Kendi diş hekiminiz; diş eti çekilmesi de varsa periodontolog

Diş boynunda oyuk neden oluşur, abfraksiyon neden tartışmalı

Çürük olmayan servikal lezyon, dişin diş etine yakın bölümünde bakteri plağı ve çürükle ilgisi olmayan sert doku kaybıdır. Bu bölge aşınmaya daha açıktır, çünkü mine diş boynunda çok incedir ve bir noktada tamamen biter. Lezyonlar genellikle iki biçimde görülür: keskin iç köşeli, kama ya da V biçimli çentikler ve daha geniş, yuvarlak tabanlı çanak biçimli oyuklar. Klasik yorum kama biçimini mekanik sürtünmeye, çanak biçimini asit erozyonuna bağlar; ama bu da bir varsayım, biçim nedeni tek başına kanıtlamaz. Journal of Clinical and Experimental Dentistry'deki çalışmanın aktardığı sistematik derleme, yetişkinlerde ortalama yaygınlığı yüzde 46,7 olarak hesaplıyor; çalışmalara göre yüzde 9,1 ile 93 arasında değişiyor ve 30 yaş üstünde daha sık. En çok etkilenen dişler küçük azılar.

Nedenler üç başlıkta toplanıyor. Birincisi asit, yani bakteri kaynaklı olmayan kimyasal çözünme: turunçgiller ve meyve suları, gazlı içecekler, şarap, sık kullanılan asidik gargaralar, reflü ve yeme bozukluklarında ağza gelen mide asidi. Tükürüğü azaltan hastalıklar ve ilaçlar bu etkiyi ağırlaştırır. İkincisi abrazyon, yani diş fırçası ve macun gibi dışarıdan gelen tekrarlayan sürtünme. Üçüncüsü abfraksiyon: çiğneme ve sıkma yükünün dişi boyun bölgesinde esnettiği, bu esnemenin mine ve dentinde mikro çatlaklar açarak doku kaybına yol açtığı varsayımı. Clinical, Cosmetic and Investigational Dentistry'deki derleme, bu üç sürecin çoğu hastada birlikte işlediğini ve çentiğin tek bir nedene indirgenemeyeceğini vurguluyor.

Abfraksiyon tartışmasının özü şu: laboratuvar deneyleri ve bilgisayar modelleri, çiğneme yükünün diş boynunda gerilim biriktirdiğini gösteriyor, ama aynı derlemeye göre sayıca az olan klinik çalışmalar yük ile çentik arasında olumlu bir ilişki doğrulayamadı. Çentiği olan her hastada diş sıkma yok, diş sıkan her hastada da çentik yok. Kapanıştaki erken temaslar ve yan hareketlerdeki takılmalar gibi etkenlerle ilişki zayıf. Optik görüntülemeyle yapılan bir çalışma, çentiği dentindeki asitle çözünmenin başlattığını, çiğneme yükünün ise ilerlemesine katkı verdiğini düşündürüyor. Derlemenin sonucu açık: abfraksiyon teorisi henüz kanıtlanmış değil.

Brezilya'dan 245 kişilik kesitsel bir çalışma bu belirsizliği sahada gösteriyor. Katılımcıların yüzde 46,6'sında çentik vardı; yüzde 64'ünde diş sıkma bulguları, yüzde 75'inde aşınma yüzeyleri, yüzde 60'ında asidik beslenme saptandı. Ancak bunların hiçbiri çentik varlığıyla istatistiksel olarak anlamlı ilişki göstermedi; güçlü ilişki yalnızca 30 yaşın üstünde olmakla kuruldu. Çalışmanın sınırları da var: diş sıkma dolaylı bulgularla ve kişinin kendi beyanıyla belirlendi, tasarım da kesitsel. Yine de pratik bir sonuç çıkıyor: "çentiğiniz var, demek ki diş sıkıyorsunuz" cümlesi kanıtla desteklenen bir çıkarım değil.

Çentik ile hassasiyet arasındaki ilişki daha net. Madde kaybı dentini açığa çıkarınca içindeki mikroskobik kanallar ağız ortamına açılır ve soğuk, hava ya da fırça kısa ve keskin bir sızıya yol açar; Brezilya çalışmasında da hassasiyet çentikle ilişkili bulundu. Derleme, bu hassasiyetin çoğu zaman erken döneme özgü olabileceğini, dişin kanalları zamanla mineralle tıkayıp onarıcı dentin ürettiğini ve şikâyetin yavaş yavaş hafifleyebileceğini yazıyor. Geçmeyen hassasiyette ilk basamak dolgu değil; hassasiyet giderici macunlar, flor vernik ve kanalları kapatan uygulamalar. Aynı derlemeye göre kompozit ya da reçine katkılı cam iyonomer dolgular hassasiyeti başta azaltsa da, altı ayda dolguların yüzde 20 ile 30'unda havaya ya da soğuğa artmış hassasiyet bildirilmiş.

Onarım gerektiğinde asıl sorun dolgunun tutunması. BDJ Open'da yayımlanan derleme, bu bölgedeki dolguları en kısa ömürlü dolgular arasında sayıyor: tutunma kaybı, kenar renklenmesi ve kenar uyumsuzluğu sık. Sebepleri belli: çentikte dolguyu mekanik olarak tutacak girinti ve mine çoğu zaman yok, dentin yıllar içinde sertleşmiş, yani sklerotik hâle gelmiş olduğu için yapıştırıcı zor tutunuyor, diş eti kenarında nemi kontrol etmek güç. Hangi malzemenin daha iyi olduğu da net değil. Heliyon'daki 2020 tarihli meta analiz cam iyonomer dolguların tutunmada kompozitten anlamlı biçimde iyi olduğunu buldu; Journal of Clinical and Experimental Dentistry'deki 2025 tarihli, 18 randomize çalışmayı toplayan meta analiz ise iki malzeme arasında fark bulmadı. Evrensel yapıştırıcılarda asitle pürüzlendirme yapılıp yapılmamasının 18 ile 36 aylık izlemde sonucu değiştirmediği bildiriliyor; beş yılı aşan tek çalışmada ise pürüzlendirme yapılan gruplar daha iyi sonuç verdi ve yazarlar kanıtın kesinliğini düşük ile orta düzeyde değerlendiriyor.

Bu tabloda gözden kaçan en önemli nokta şu: derlemeye göre dolgunun çentiğin ilerlemesini durdurduğunu gösteren bir kanıt yok, bu yüzden dolgu koruyucu bir önlem olarak yapılamaz. Nedeni ele alınmadan yapılan dolgularda lezyonun ilerlemeye ve dolgunun düşmeye devam ettiği görülüyor. Çentikleri ne zaman onarmak gerektiğini söyleyen kanıta dayalı bir kılavuz da yok. Derleme bunun yerine altı gerekçe öneriyor: çentikte çürük başlaması, kenarın diş eti altına inip temizlenemez hâle gelmesi, dişi zayıflatan ya da sinire yaklaşan derin madde kaybı, diğer yollarla geçmeyen hassasiyet, dişin bir protezin dayanağı olacak olması ve kişinin estetik isteği. Bir milimetreden sığ, belirti ve estetik sorun yaratmayan çentikler için önerilen yol, 6 ile 12 ayda bir izlemek.

Çentik ile diş eti çekilmesi sık karıştırılıyor. Cleveland Clinic'in tanımıyla çekilme, diş etinin dişten ayrılıp kökü açığa çıkarmasıdır ve çekilen diş eti geri gelmez. Çentik ise dişin kendisinden madde kaybıdır. İkisi sıkça birlikte görülüyor ve birlikte olduklarında plan karmaşıklaşıyor. Journal of Periodontal and Implant Science'taki sistematik derleme, çentik varlığının kök örtme cerrahisinin sonucunu daha az öngörülebilir kıldığını ve çekilmenin geri dönme olasılığını artırdığını aktarıyor; derlemeye alınan çalışmalarda kökün ortalama yüzde 69 ile 97'si örtülebilmiş, bağ dokusu grefti kullanıldığında diş eti kenarı daha kararlı kalmış. Yöntemler çok farklı olduğu için yazarlar kesin bir sonuca varamıyor.

Bu konu tek dişlerin korunmasıyla ilgili ve kendi diş hekiminizin alanı; çentik onarımını ya da diş eti cerrahisini biz üstlenmiyoruz. Çentikli dişler kendi başına diş kaybı anlamına gelmez. Konu bizi ancak ağızda birden fazla diş zaten kaybedilmişse ya da kaybın eşiğindeyse ilgilendirir; o durumda konuşulan şey tek tek çentikler değil, çenenin bütününe yönelik bir plan olur.

Hangi çentik izlenir, hangisi onarılır

Aşağıdaki ayrım, derlemede önerilen ölçütlere dayanıyor. Kanıta dayalı kesin bir kılavuz bulunmadığı için karar, hekiminizle birlikte ve dişinize bakarak verilir.

Uygun olduğu durumlar

  • Bir milimetreden sığ ve sorun çıkarmayan çentiklerAğrı yapmayan, görünümü rahatsız etmeyen ve dişi zayıflatmayan sığ çentikler için önerilen yol düzenli izlem. Derleme bu kontrollerin 6 ile 12 ayda bir, diş taşı temizliği randevularıyla birlikte yapılabileceğini yazıyor.
  • Hassasiyeti macun ya da vernikle geçen dişlerHassasiyet dolgusuz yöntemlerle kontrol altına alınabiliyorsa dolgu için acele etmeye gerek yok. Dolgu, bu yollar sonuç vermediğinde gündeme gelir.
  • Gülümsemede görünmeyen bölgelerdeki çentiklerDerleme, gülümserken diş boyunları görünmeyen bir kişide estetik gerekçeyle bir onarıma gerek olmayabileceğini hatırlatıyor.
  • İleri yaşta yavaş ilerleyen aşınmaDiş kırılma ya da sinir açılması riski taşımıyorsa ve ömür boyu işlev görecek gibi duruyorsa, yaşla artan diş boynu aşınması fizyolojik kabul edilebiliyor.

Uygun olmadığı durumlar

  • Çentikte çürük başladıysaAktif, oyuk oluşturmuş bir çürük varsa onarım gerekir. Hekiminiz çürük riskinizi de değerlendirir, çünkü bu bölgedeki çürük yeni dolgunun kenarında da tekrarlayabilir.
  • Kenarı diş eti altına inmiş, temizlenemiyorsaFırçanın ulaşamadığı bir basamak plak tutar ve hem çürük hem diş eti hastalığı riskini artırır. Bu durumda onarım temizlenebilir bir yüzey oluşturmak için yapılır.
  • Madde kaybı derinse ya da sinire yaklaştıysaDişin dayanıklılığını tehlikeye atan ya da sinire yaklaşan kayıplarda izlemek yeterli değil. Nadir de olsa aşınma sinirin açığa çıkmasına kadar ilerleyebiliyor.
  • Hassasiyet diğer yollarla geçmiyorsaMacun, vernik ve kanal kapatıcı uygulamalara rağmen süren hassasiyette dolgu fiziksel bir bariyer olarak düşünülür.
  • Diş bir protezin dayanağı olacaksa ya da estetik isteğiniz varsaHareketli bir protezin kancası çentikli dişe oturacaksa onarım planın parçası olur. Görünür bölgedeki çentikler için estetik istek de geçerli bir gerekçe; karar sizin önceliğinize göre verilir.

Hekiminizin değerlendirmesi ve izlem

Aşağıdaki sıra, diş boynunda çentik fark edilen bir kişide genel olarak izlenen adımları gösteriyor. Amaç önce nedeni bulmak, sonra çentiğin ilerleyip ilerlemediğini görmek.

  1. 1

    Ayrıntılı öykü

    Asidik içecek ve yiyeceklerin ne sıklıkla tüketildiği, reflü ya da yeme bozukluğu, ağız kuruluğu yapan ilaçlar, fırçalama alışkanlığı, diş sıkma, iş yerinde asit buharına ya da klorlu havuz suyuna maruz kalma sorulur. Bu bilgiler nedenin hangi ağırlıkta olduğunu gösterir.

  2. 2

    Muayene ve kayıt

    Çentiğin derinliği, biçimi, çürük olup olmadığı ve diş eti çekilmesiyle ilişkisi değerlendirilir. Smith ve Knight ölçeği gibi aşınma ölçekleri kaybı 0 ile 4 arasında puanlar; örneğin bir milimetreden sığ kusur 2, bir ile iki milimetre arası 3, iki milimetreden derin kusur 4 puan alır.

  3. 3

    Aktivitenin izlenmesi

    Standart ağız içi fotoğraflar, ölçü modelleri ya da ölçümler zaman içinde karşılaştırılır. Derlemenin andığı bir yöntemde yüzeye çok ince bir çizik atılır ve sonraki kontrolde çiziğin silinip silinmediğine bakılır; tamamen ya da kısmen silinmişse süreç aktif olabilir.

  4. 4

    Nedenin ele alınması

    Beslenme ve fırçalama alışkanlıklarında değişiklik, reflü şüphesinde hekime yönlendirme ve tükürüğü artıran önlemler bu adımın parçası. Kapanışı törpüleyerek düzeltmenin çentiği önlediğine dair kanıt yok; bu geri dönüşsüz bir işlem ve uygunsuz yapıldığında çürük, aşınma ve hassasiyet riskini artırabilir.

  5. 5

    Hassasiyetin giderilmesi

    Evde hassasiyet giderici macunlar, klinikte flor vernik ya da kanalları kapatan uygulamalar denenir. Lazerlerin etkinliği derlemede belirsiz olarak değerlendiriliyor.

  6. 6

    Onarım kararı

    Onarım gerekçelerinden biri varsa çentik olabildiğince az madde kaldırılarak onarılır. Diş eti çekilmesi de varsa derleme, dolgunun cerrahiden önce ve planlanan diş eti seviyesine göre yapılmasını öneriyor.

  7. 7

    Hekiminize sorabilecekleriniz

    Çentik kaç milimetre, kayda geçti mi? Aktif mi, nasıl izleyeceğiz? Onarım hangi gerekçeyle öneriliyor? Hangi malzeme ve neden? Dolgu düşerse ne yapılacak? Diş eti çekilmesi de varsa önce hangisi ele alınacak?

  8. 8

    Birden fazla diş kaybı gündemdeyse

    Çentikli dişlerin bakımı kendi hekiminizin işi. Ağzınızda birden fazla diş zaten eksikse ya da kurtarılamayacak durumdaysa, elinizdeki panoramik röntgeni ya da tomografiyi formdan gönderin; tedaviyi yapacak hekim görüntüyü okur ve 24 saat içinde yazarız. Bu bir ön değerlendirmedir, kesin karar muayene ve tomografiden sonra verilir.

Dolgu dışında ve dolguyla birlikte konuşulan yollar

Çentiğin yönetimi dolgudan ibaret değil ve çoğu zaman dolgusuz başlıyor. Bu başlıkların hepsi kendi diş hekiminizle konuşulacak konular.

01

Alışkanlıkların değiştirilmesi

Asidik içecekleri sınırlamak, öğün aralarında suyla çalkalamak, flüorlu macun ve şekersiz sakız kullanmak Cleveland Clinic'in önerdiği önlemler arasında. Aynı kaynak yemekten sonra dişleri fırçalamak için en az 30 dakika beklemeyi öneriyor. Fırçalama tekniğinizi hekiminizin görmesi de faydalı olabilir.

02

Hassasiyet giderici uygulamalar

Potasyum nitratlı macunlar, arginin içeren ürünler, yüksek flüorlu macunlar, flor vernik ve klinikte sürülen yapıştırıcı tabakalar açık kanalları kısmen ya da tamamen kapatmayı amaçlıyor.

03

Gece plağı

Diş sıkma başka nedenlerle zaten plak gerektiriyorsa kullanılır. Derleme, gece plağının çentiğin oluşmasını ya da ilerlemesini önlediğine dair kanıt bulunmadığını açıkça yazıyor.

04

Cam iyonomer ya da kompozit dolgu

Onarım gerektiğinde iki malzeme de kullanılıyor. Bir meta analiz cam iyonomerin daha iyi tutunduğunu, daha yeni bir meta analiz ise fark olmadığını buldu; seçim diş ve bölgeye göre yapılıyor.

05

Diş eti cerrahisiyle birlikte onarım

Çentik diş eti çekilmesiyle birlikteyse dolgu ve kök örtme cerrahisi birlikte planlanabilir. Bu plan genellikle bir periodontoloğun işi ve bağ dokusu grefti kullanıldığında diş eti kenarı daha kararlı kalıyor.

Onarmanın ve onarmamanın riskleri

Çentikte hem aceleci onarımın hem de ihmalin bedeli var. Aşağıdakiler en sık karşılaşılan sorunlar.

Dolgunun düşmesi

Mekanik tutucu girinti olmaması, sertleşmiş dentin ve nem kontrolünün zorluğu nedeniyle bu dolgular en kısa ömürlüler arasında; tutunma kaybı en sık sorunlardan biri.

Dolgudan sonra hassasiyet

Derlemenin aktardığı çalışmada kompozit ve reçine katkılı cam iyonomer dolguların yüzde 20 ile 30'unda altıncı ayda havaya ya da soğuğa artmış hassasiyet görüldü.

Dolgu kenarında plak birikmesi

Diş boynundaki dolgular plak tutabilir ve çürük ile diş eti hastalığı riskini artırabilir. Derleme bu yüzden her onarımda yarar ve zararın tartılmasını öneriyor.

Gereksiz kapanış düzeltmesi

Dişlerin ısırma yüzeylerini törpüleyerek çentiği önlemenin etkinliği kanıtla desteklenmiyor. Uygunsuz düzeltmeler çürük, aşınma ve hassasiyet riskini artırabilir.

Nedeni sürerken yapılan dolgu

Asit ya da sert fırçalama devam ediyorsa dolgunun çevresinde kayıp sürer ve dolgu erken başarısız olur. Onarım, nedenin ele alındığı bir planın parçası olmalı.

İzlemden kopmak

Sığ bir çentik yıllarca sorun çıkarmayabilir, ama derinleşip dişi zayıflatması ya da nadiren sinire yaklaşması ancak düzenli kontrolle zamanında fark edilir.

İzlem ya da onarımdan sonra süreç

Aşağıdaki akış, çentiği izlenen ya da onarılan bir dişte genel seyri gösteriyor. Sıklık ve süreler dişin durumuna göre değişir.

  1. Onarımdan sonraki ilk günler

    Hafif bir soğuk hassasiyeti olabilir. Bölgeyi yumuşak bir fırçayla, bastırmadan temizlemeye devam edin.

  2. İlk altı ay

    Hassasiyetin seyri izlenir. Derlemenin aktardığı çalışmada bu dönemde dolguların bir kısmında havaya ya da soğuğa artmış hassasiyet görüldü; süren şikâyeti hekiminize bildirin.

  3. Her 6 ile 12 ayda bir

    İzlenen çentiklerde derinlik ve aktivite, onarılan dişlerde dolgu kenarı ve tutunma kontrol edilir. Aynı açıdan çekilen fotoğraflar karşılaştırmayı kolaylaştırır.

  4. Yıllar içinde

    Bu bölgedeki dolgular zamanla onarım ya da yenileme gerektirebilir. Nedenler kontrol altında tutuldukça hem çentiğin hem dolgunun ömrü uzar.

Bu durumlarda beklemeyin

  • Dolgu düştüyse ya da kenarında boşluk hissediyorsanız. Kenarı açılmış bir dolgu plak tutar. Beklemeden diş hekiminize gösterin.
  • Hassasiyet artıyor ya da kendiliğinden ağrı başladıysa. Uyaran olmadan gelen, uzun süren ya da geceleri uyandıran ağrı yalnızca açık dentinden gelmiyor olabilir ve muayene gerektirir.
  • Çentikte renk değişimi ya da yumuşama fark ettiyseniz. Kahverengi, mat ya da yumuşak bir yüzey çürük işareti olabilir.
  • Diş eti hızla çekiliyorsa. Kısa sürede belirginleşen çekilme, kanama ya da şişlik diş eti hastalığı açısından değerlendirilmelidir.

Sık sorulanlar

Diş boynu aşınması neden olur?

Genellikle birkaç nedenin ortak sonucu: asidik yiyecek ve içecekler ya da reflü gibi kimyasal etkiler, diş fırçası ve macunun mekanik sürtünmesi ve tartışmalı olan çiğneme yükü. Diş boynunda mine çok ince olduğu için bu bölge aşınmaya daha açık. Aşınma yaşla artıyor ve 30 yaş üstünde daha sık görülüyor.

Abfraksiyon nedir, gerçekten diş sıkmadan mı olur?

Abfraksiyon, çiğneme ve sıkma yükünün dişi boyun bölgesinde esneterek mikro çatlaklar ve madde kaybı yarattığı varsayımına verilen ad. Laboratuvar çalışmaları bu mekanizmayı destekliyor, ama klinik çalışmalar yük ile çentik arasında tutarlı bir ilişki gösteremedi. Bir derleme teorinin henüz kanıtlanmadığını yazıyor; Brezilya'daki bir çalışmada da diş sıkma ile çentik arasında anlamlı ilişki bulunmadı.

Diş eti hizasındaki oyuk çürük mü?

Çoğu zaman değil: bu lezyonlar tanımı gereği çürük ve bakteri plağıyla ilgisi olmayan madde kayıplarıdır. Ancak çentikte zamanla çürük de başlayabilir ve derleme bunu onarım gerekçelerinin ilki olarak sayıyor. Çentikte renk değişimi ya da yumuşama fark ederseniz hekiminize gösterin; ayrımı muayene yapar.

Diş boynundaki çentiğe dolgu yapılmalı mı?

Her zaman değil. Sığ ve sorun çıkarmayan çentikler için önerilen yol 6 ile 12 ayda bir izlem. Derleme onarımı şu durumlarda öneriyor: çürük, diş eti altına inen ve temizlenemeyen kenar, derin ya da sinire yaklaşan kayıp, geçmeyen hassasiyet, protez dayanağı olacak diş ve estetik istek. Dolgunun çentiğin ilerlemesini durdurduğuna dair kanıt yok.

Diş boynundaki dolgu neden sık düşüyor?

Çentikte dolguyu mekanik olarak tutacak girinti ve çoğu zaman mine bulunmuyor, dolgu tamamen yapıştırıcıya bağlı kalıyor. Bu bölgedeki dentin yıllar içinde sertleşmiş olduğundan yapıştırıcı zor tutunuyor; diş eti kenarında nemi kontrol etmek de güç. Nedeni süren bir çentikte dolgunun çevresindeki kayıp da devam ediyor.

Diş boynu aşınması ile diş eti çekilmesi aynı şey mi?

Hayır. Çekilmede diş eti kenarı geriler ve kök yüzeyi açığa çıkar; çentikte ise dişin kendisinden madde kaybı olur. İkisi sıkça birlikte görülür. Birlikte olduklarında çentik, kök örtme cerrahisinin sonucunu daha az öngörülebilir kılabiliyor; bu yüzden dolgu ve diş eti cerrahisi birlikte planlanıyor.

Diş boynundaki aşınma hassasiyet yapar mı, nasıl geçer?

Yapabilir, çünkü açığa çıkan dentinin kanalları uyarıları sinire iletir. Hassasiyet bazen zamanla kendiliğinden hafifler. Geçmezse ilk basamak hassasiyet giderici macunlar ve klinikte uygulanan vernik ya da kapatıcılardır. Dolgu, bu yollar sonuç vermediğinde düşünülür.

Asidik bir şey yedikten sonra hemen dişlerimi fırçalamalı mıyım?

Cleveland Clinic, tükürüğün asidi temizlemesine zaman tanımak için yemekten sonra fırçalamadan önce en az 30 dakika beklemeyi öneriyor. Bu arada suyla çalkalamak ve şekersiz sakız çiğnemek de önerilen önlemler arasında.

Çok sayıda dişim aşınmış ve eksik, sizin yönteminiz bana uygun mu?

Çentikler tek başına bizim alanımıza girmez; onların bakımı kendi diş hekiminizin işi. Ağzınızda birden fazla diş zaten kaybedilmişse ya da kurtarılamayacak durumdaysa, çenenin bütününe yönelik bir planı konuşmak anlamlı olabilir. Kalan dişlerin durumu ve diş sıkma gibi etkenler bu planda ayrıca değerlendirilir.

Kaynaklar

İlgili sayfalar

Sonraki adım

Röntgeninizi gönderin, seçenekleri birlikte konuşalım.

Tomografinizi ya da panoramik röntgeninizi paylaşın; hangi seçeneğin sizin dişiniz için gerçekçi olduğunu 24 saat içinde yazalım.

Başvur